Av. Hüseyin Karaahmetoğlu: “Mahkemenin Kararı Vicdanların Sesidir”
Av. Hüseyin Karaahmetoğlu: “Mahkemenin Kararı Vicdanların Sesidir”
Eski baro başkanı Hüseyin Karaahmetoğlu, Diyarbakır'da verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını toplum vicdanına uygun buldu. Küçük Narin cinayetinde suçlu bulunanlar için ayrıca köy halkına da mesaj verildi. Karar hukuksal olarak tartışılabilir ancak vicdanlarda kabul görmüştür.
Haber Giriş Tarihi: 29.12.2024 08:36
Haber Güncellenme Tarihi: 29.12.2024 08:39
Kaynak:
Haber Merkezi
breakingnews.com.tr
Eski baro başkanlarından Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu, Diyarbakır 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin bugün tefhim ettiği ve Türkiye’nin gündeminde birinci sıraya yerleşen kararını değerlendirdi. Karaahmetoğlu, mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının toplum vicdanını yansıttığını ifade ederek, kararın hukuki,vicdani,ahlaki ve olayın sosyolojik boyutlarıyla da yerinde olduğunu vurguladı.
Küçük Narin’in Cinayetinde köyündeki Vicdanlar ve kalplerin Sessizliği affedilmeyecektir
Karaahmetoğlu, küçük Narin’in öldürüldüğü olayın detaylarına dikkat çekerek, cinayetin tutuklu dört sanığın konutlarının ve yaşam alanlarının bulunduğu yaklaşık iki dönümlük bir alanda gerçekleştiğini belirtti. Adli incelemeler sonucunda, bu alan 50 metrekarelik bir ahırda Narin’imizin öldürüldüğü tespit edildi. Cinayetin asli failleri olarak tutuklu bulunan bu katillerin Elde edilen Kan izleri, kamera kayıtları, DNA analizleri, telefon baz ve HTS kayıtlarının bu sonucu desteklediğini kaydeden Karaahmetoğlu, köy halkının cinayeti örtbas etmeye yönelik tutumunu “sosyolojik bir vaka” olarak nitelendirdi.
“Ne yazık ki tutuklu sanıklar itiraf etmek yerine iftira atmayı tercih etmişlerdir.Yöredeki güçlü ataerkil aile yapısı, köylülerin konuşmasını büyük ölçüde engelledi. Susanlar bu aslında bu davanın birer sanığıdır.Bu da vicdanların yok olduğu bir tabloyu gözler önüne seriyor,” diyen Karaahmetoğlu, Narin’in ailesinin şikayetçi olmaması ve cinayetin hukuki takibi için bir avukat bile tutmamış olmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
“Bu Karar ile ceza tutuklu olan sanıklar dışında olayı görüp gizleyen tüm Güran ailesine ve komşularına Verilmiştir”
Mahkemenin tutuklu sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, bu kararın sadece dört sanık için değil, aynı zamanda cinayeti gizleyen ve gerçeği karartmaya çalışan aile ve köy halkı için de bir mesaj olduğunu söyledi. “Narin’i öldürenler ve bu cinayeti gizleyenler, hem toplum vicdanında hem de Allah katında sorumludurlar,” ifadelerini kullandı.
Karaahmetoğlu, sanıkların mahkemede gerçeği saptırmaya çalıştığını belirterek, sanıklardan Nevzat Bahtıyar’ın itirafının olayın çözümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Ancak, Güran ailesinin bu suçu Nevzat Bahtıyar’ın üzerine atmaya çalıştığını ve hiçbir somut delil sunamamalarını “Türk milletinin vicdanıyla dalga geçmek” olarak değerlendirdi.
“Karar Hukuki Olarak Tartışılabilir, Ancak Vicdanlarda Kabul Görmüştür”
Mahkemenin verdiği kararın hukuki açıdan tartışılabilir olduğunu kabul eden Karaahmetoğlu, “Bu karar, 85 milyonun hissiyatına tercüman olmuştur. Ancak bu tür davalarda gerçeğin tam anlamıyla ortaya çıkması için daha derinlemesine bir sorgulama yapılması gerektiği kanaatindeyim,” dedi.
Son olarak, karar sonrası itirafların gelebileceğini söyleyen Karaahmetoğlu, “Toplum, adaletin yerini bulduğunu hissediyor. Bu karar, Türk milletinin ve vicdanların kararıdır,” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Av. Hüseyin Karaahmetoğlu: “Mahkemenin Kararı Vicdanların Sesidir”
Eski baro başkanı Hüseyin Karaahmetoğlu, Diyarbakır'da verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını toplum vicdanına uygun buldu. Küçük Narin cinayetinde suçlu bulunanlar için ayrıca köy halkına da mesaj verildi. Karar hukuksal olarak tartışılabilir ancak vicdanlarda kabul görmüştür.
Eski baro başkanlarından Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu, Diyarbakır 8.Ağır Ceza Mahkemesi’nin bugün tefhim ettiği ve Türkiye’nin gündeminde birinci sıraya yerleşen kararını değerlendirdi. Karaahmetoğlu, mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının toplum vicdanını yansıttığını ifade ederek, kararın hukuki,vicdani,ahlaki ve olayın sosyolojik boyutlarıyla da yerinde olduğunu vurguladı.
Küçük Narin’in Cinayetinde köyündeki Vicdanlar ve kalplerin Sessizliği affedilmeyecektir
Karaahmetoğlu, küçük Narin’in öldürüldüğü olayın detaylarına dikkat çekerek, cinayetin tutuklu dört sanığın konutlarının ve yaşam alanlarının bulunduğu yaklaşık iki dönümlük bir alanda gerçekleştiğini belirtti. Adli incelemeler sonucunda, bu alan 50 metrekarelik bir ahırda Narin’imizin öldürüldüğü tespit edildi. Cinayetin asli failleri olarak tutuklu bulunan bu katillerin Elde edilen Kan izleri, kamera kayıtları, DNA analizleri, telefon baz ve HTS kayıtlarının bu sonucu desteklediğini kaydeden Karaahmetoğlu, köy halkının cinayeti örtbas etmeye yönelik tutumunu “sosyolojik bir vaka” olarak nitelendirdi.
“Ne yazık ki tutuklu sanıklar itiraf etmek yerine iftira atmayı tercih etmişlerdir.Yöredeki güçlü ataerkil aile yapısı, köylülerin konuşmasını büyük ölçüde engelledi. Susanlar bu aslında bu davanın birer sanığıdır.Bu da vicdanların yok olduğu bir tabloyu gözler önüne seriyor,” diyen Karaahmetoğlu, Narin’in ailesinin şikayetçi olmaması ve cinayetin hukuki takibi için bir avukat bile tutmamış olmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.
“Bu Karar ile ceza tutuklu olan sanıklar dışında olayı görüp gizleyen tüm Güran ailesine ve komşularına Verilmiştir”
Mahkemenin tutuklu sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, bu kararın sadece dört sanık için değil, aynı zamanda cinayeti gizleyen ve gerçeği karartmaya çalışan aile ve köy halkı için de bir mesaj olduğunu söyledi. “Narin’i öldürenler ve bu cinayeti gizleyenler, hem toplum vicdanında hem de Allah katında sorumludurlar,” ifadelerini kullandı.
Karaahmetoğlu, sanıkların mahkemede gerçeği saptırmaya çalıştığını belirterek, sanıklardan Nevzat Bahtıyar’ın itirafının olayın çözümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Ancak, Güran ailesinin bu suçu Nevzat Bahtıyar’ın üzerine atmaya çalıştığını ve hiçbir somut delil sunamamalarını “Türk milletinin vicdanıyla dalga geçmek” olarak değerlendirdi.
“Karar Hukuki Olarak Tartışılabilir, Ancak Vicdanlarda Kabul Görmüştür”
Mahkemenin verdiği kararın hukuki açıdan tartışılabilir olduğunu kabul eden Karaahmetoğlu, “Bu karar, 85 milyonun hissiyatına tercüman olmuştur. Ancak bu tür davalarda gerçeğin tam anlamıyla ortaya çıkması için daha derinlemesine bir sorgulama yapılması gerektiği kanaatindeyim,” dedi.
Son olarak, karar sonrası itirafların gelebileceğini söyleyen Karaahmetoğlu, “Toplum, adaletin yerini bulduğunu hissediyor. Bu karar, Türk milletinin ve vicdanların kararıdır,” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
En Çok Okunan Haberler