Pazar günü sinema izleyeceklere öneriler

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Pazar günü sinema izleyeceklere öneriler

1-Stalker 1979 Yönetmen: Andrey Tarkovski

Arkadiy ve Boris Strugatskiy’in “Uzayda Piknik” adlı romanından sinemaya uyarlanan film, yasak bölgede yolculuk eden üç kişinin hikâyesini anlatır. Bildiğimiz dünyanın ötesinde özelliklere sahip olan bölgede insanların dileklerini gerçekleştiren bir oda vardır. Ama akıldan geçirilen ya da tutulan değil, en çok arzu edilen dilek gerçekleşir. Bilimadamı, yazar ve rehberin yolculuğu, ruhani ve meditatif bir deneyime dönüşür.  

2

10

2-Dünyaya Düşen Adam 1976 (The Man Who Fell to Earth) Yönetmen: Nicolas Roeg

Gezegenindeki kuraklık nedeniyle dünyaya gelen uzaylı (David Bowie) kurduğu şirkette ileri teknoloji ürünler satar. Hedefi para kazanmak, gezegenini kurtaracak bir yol bulmaktır ama iş dünyasının çarkları arasında ezilip gider. Walter Tevis’in romanından uyarlanan filmde, Roeg farklı zamanlarda yaşananları senkronize eden kurgunun yanı sıra özgün bir öykü anlatımı yakalıyor. Amacı biraz da uzaylının zihninde olup bitenleri, onun zamanı ve dünyayı algılayışını anlatmak.  

3

10

3-Seconds 1966 Yönetmen: John Frankenheimer

Arthur Hamilton, hayatta her istediğine ulaşmış ama ruhsal tatmini bulamamış orta yaşlı bir adamdır. Kendisine ulaşan bir “şirket” ona başka bir bedende yeni bir hayat önerir... David Ely imzalı romandan uyarlanan film, James Wong Howe’un başdöndürücü siyah beyaz görüntüleri ve kurgusuyla yarı deneysel bir nitelik taşıyor. Sinemalarda ilgi görmemesine karşın yıllar içinde değer kazandı. Bir tüketim toplumu eleştirisi olan film, Amerikan Rüyası’nın ötesindeki karanlığa bakıyor. 

4

10

4-Derinin Altında 2013 (Under the Skin) Yönetmen: Jonathan Glazer

İnsanlara “Scarlett Johansson” olarak görünen uzaylı, İskoçya’nın tenha yerlerinde dolaşarak yalnız erkekleri baştan çıkarır. O, aslında bir avcıdır... Görsel atmosfer, üslup ve hikâyenin ele alınışı bakımından son yılların en deneysel ve yadırgatıcı bilim kurgularından biri. Ama öyküye dikkat kesilirseniz “uzaylı”nın yaşadığı değişimi görmeniz mümkün. Anahtar kelimeler: güç ve merhamet...  

5

10

5-Dünyanın Sonuna Kadar 1991 (Bis ans Ende der Welt) Yönetmen: Wim Wenders

Eleştirmenlerin yerden yere vurduğuna bakmayın, sadık bir hayran kitlesine sahip özel bir filmdir... 1999 yılında, nükleer başlıklı bir uydunun yörüngeden çıkması dünyayı nükleer kıyametin eşiğine getirir... Claire ve Sam, kıtalar ve ülkeleri dolaşır, farklı insanlarla tanışırlar. Avustralya sahillerinde kıyameti beklerken rüyaları kaydeden bir cihaz çıkar karşılarına... Wenders, naif bir çabayla ileri teknolojinin yalnızlaştırdığı insanların mutluluk arayışını anlatıyor. Şarkılar da mükemmel...  

6

10

6-Solaris 1972 Yönetmen: Andrey Tarkovski 

Kris Kelvin, görev için geldiği sularla kaplı Solaris gezegenindeki araştırma istasyonunda açıklanması zor olaylarla karşılaşır. Kris, diğer bilimadamlarının neden kendilerini odalarına kapadığını anlamaya çalışırken, yıllar önce hayatını kaybeden karısının bir kopyasıyla karşılaşır... Tüm bunlar Kris’in zihnini okuyan gezegenin oyunlarıdır... Aşk, bellek, inanç ve varoluş üzerine görsel bir meditasyon. Dezavantajları, ağır temposu ve uzun süresi.  

7

10

7-2046 (2004) Yönetmen: Wong Kar Wai 

Bir otel odası, bir tren, bir bilim kurgu yazarı, kayıp hatıralarını arayan insanlar, kırık aşklar, gerçekliği kuşkulu mekânlar, güzel zarif kadınlar, hüzünlü anlar ve müzik... Yönetmenin “Aşk Zamanı” filmiyle de bağlantıları olan, şahane kadrajlar eşliğinde ilerleyen ipnotize edici bir görsel deneyim... “Ne anlatıyor ki?” diyerek nefret edenlerden biri olsanız da görsel cazibesine karşı koymanız zor.

8

10

8-Alphaville 1965 Yönetmen: Jean-Luc Godard 

Godard, bazı filmleriyle entelektüel sinefilleri bile çileden çıkarabilir. “Alphaville” ise belirli ölçülerde “seyirci dostu” bir film. Umutsuz gelecek tasarımıyla distopyaları, kara filmlerden çıkıp gelmiş izlenimini veren trençkotlu gizli ajanıyla dönemin ucuz Fransız macera filmlerini andırıyor... Ajan Lemmy Caution’un amacı, Alphaville şehrini baskıcı bir rejimle yöneten bilgisayarı ortadan kaldırmak. En iyi silahı ise şiir...  

9

10

9-Paralel Evren 2013 (Coherence) Yönetmen: James Ward Byrkit

Sekiz arkadaş, akşam yemeği için evde buluşurlar. Cep telefonlarının bozulmasını ve elektrik kesintisini gökyüzündeki kuyruklu yıldıza bağlarlar. Komşulardan yardım istemek için birkaç kişinin evden çıkmasıyla her şey tuhaflaşmaya başlar. Tek mekânda geçen film, paralel evrenler, Schrodinger’in Kedisi gibi düşünce deneyleri ve kuantum fiziğine kadar uzanıyor. “Özel efektsiz, düşük bütçeli, oyunculuğa ve karakterler arası ilişkilere dayalı bir bilim kurgu nasıl olabilir?” sorusuna verilmiş mükemmel bir yanıt... Beğenenler “Primer”i (2004) de seyredebilir.  

10

10

10-Ölümü Beklerken 1980 (La mort en direct) Yönetmen: Bertrand Tavernier

“Reality şov”ların günümüzün favori televizyon formatlarından biri olacağını önceden gören filmlerden biri... David Compton’un romanından uyarlanan film, ölümcül hastalığa yakalanan insanların son günlerini naklen yayınlamak isteyen bir televizyon şirketiyle ilgili. Katherine, kendisine önerilen parayı reddedince şirketin patronu, gözünde gizli kamera taşıyan Roddy’yi görevlendirir... Eleştirmenleri ve seyircileri ikiye bölen, ağır tempolu, hüzünlü ve karanlık bir film.

 

Yazı: Mehmet Açar

Bu pazarda para geçmiyorÖnceki Haber

Bu pazarda para geçmiyor

Yastığa başınızı koyduğunuzda hemen uyumak içinSonraki Haber

Yastığa başınızı koyduğunuzda hemen uyum...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!